Çocukluk çağı epilepsileri ile ilgili hangisi doğrudur?
Nöroloji
8 yaşında çocuk gece ateşlenmesinin ardından önce iki kolu kasılmış, ardından tüm vücudu gerilmiş. Nöbet 15 dakikayı geçmiş. Aile 3 yaşındayken de ateşli enfeksiyon ardından benzer nöbet geçirdiğini söylüyor. Bu çocuk için doğru yaklaşım nedir?
8 yaşındaki kız hasta öncesinde mide bulantısı hissettiği, ağız şapırdatma ve bilinç kaybının eşlik ettiği sağ kol ve bacakta kasılmalarla karakterize olan 3 dk'lık nöbet şikayetiyle başvuruyor. 3 ay öncesinde aynı karakterde bir nöbet öyküsü var. FM ve MRG normal izleniyor. Epilepsi tipi ve kaynağı olan lob hangisidir? - Jeneralize tonik klonik - Fokal farkındalığın bozulduğu - parietal - Fokal farkındalığın bozulduğu otomatizmalı klonik nöbet - temporal lob
9 yaşında hasta bilinç kaybının eşlik ettiği mide bulantısı, ağız şapırdatması giysilerini çekiştirme arkasından sağ kol ve bacakta ritmik atımların olduğu 1 dakika süren nöbet ile başvuruyor. Özgeçmişi ve nörolojik muayenesi ve kraniyal MRG'si normal hastada hangi seçenekler ile nöbet en doğru tanımlanmıştır?
On aylık kız olgu, 39°C ile kol ve bacaklarda kasılma şeklinde 2 dakika süren nöbetle başvuruyor. Muayene ile 6. hastalık tanısını koyuyorsunuz, annede febril konvülziyon geçirme öyküsü var. İzlemde ne önerirsiniz?
6 yaşında, afebril sağ fokal, farkındalığın bozulduğu, tonik-klonik 3 dakika süren bir nöbetle başvuran hastanın, 1 yıl önce de benzer bir nöbet geçirdiği öğrenildi. Gelişim basamaklarını ılımlı geç kazanmış ve muayenesinde vücudunda çok sayıda sütlü kahverengi lekeleri ve aksiller çillenmesi saptandı. Hastanın nöbetlerinin olası etyolojisi ve tanısı nedir?
Aşağıdaki durumlardan hangisinde neonatal konvülziyon riski ARTMAMAKTADIR?
Aşağıdaki önermelerden hangisi epileptik nöbetler için DOĞRUDUR? 1. Olayın ne yaparken olduğu sorusu mutlaka sorulmalıdır. Eforlu aktivite sonrası olan bir olayda ilk akla gelmesi gereken etyolojik neden, epilepsiden çok kardiyak patolojilerdir. 2. Bilinç kaybı varlığında, olay bitiminde postiktal durumun varlığı daha çok nonepileptik nöbet düşündürmelidir. 3. Epileptik nöbet düşündüğümüz bir hastada temel nöbet sınıflaması için 3 önemli noktaya dikkat edilmelidir: a. Başlangıcının nasıl olduğu (fokal, jeneralize, bilinmeyen) b. Farkındalığın bozulup bozulmadığı c. Olayın motor mu, yoksa non-motor bir nöbet olup olmadığı 4. 24 saat içinde 2 kez afebril nöbet geçiren her hasta epilepsi tanısı alır.
6 yaş erkek olgu acil serviste akut gastroenterit nedeni IV hidrasyon ile izlenirken jeneralize tonik klonik vasıfta nöbet geçirmeye başlıyor. Bu hasta için aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Aşağıdaki önermelerden epileptik nöbetler için hangisi ya da hangileri doğrudur? I. Olayın ne yaparken olduğu sorusu mutlaka sorulmalıdır. Eforlu aktivite sonrası olan bir olayda ilk akla gelmesi gereken etyolojik neden epilepsiden çok kardiyak patolojilerdir. II. Bilinç kaybı varlığında olay bitiminde postiktal durumun varlığı daha çok nonepileptik nöbet düşündürmelidir. III. Epileptik nöbet düşündüğümüz bir hastada temel nöbet sınıflaması için 3 önemli noktaya dikkat edilmelidir: i) Başlangıcının nasıl olduğu ii) Farkındalığın bozulup bozulmadığı iii) Olayın motor mu yoksa non-motor bir nöbet olup olmadığı. IV. 24 saat içinde 2 kez afebril nöbet geçiren her hasta epilepsi hastalığı tanısı alır.
6 aylık erkek olgu 3 hafta önce başlayan ani olarak öne doğru kapanma şeklinde olan bir hareketin olması nedeniyle getiriliyor. Bu hareketin giderek sıklaştığı, kümeler oluşturduğu ve hastada giderek artan bir huzursuzluğun varlığından bahsediliyor. İlk değerlendiren hekim fizik bakı esnasında harekete tanık oluyor ve epileptik spazm tanısı koyuyor. Sorgulandığında 3 hafta öncesine kadar gelişim basamaklarının normal olduğu ancak bu hareketlerden sonra olgunun bilişsel ve fiziksel açıdan gerilediği belirtiliyor. Cildinde 5 adet hipopigmente leke görülüyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? I. Olgunun klinik ve fizik bakı bulguları eşliğinde öncelikle tuberosklerozis düşünülmelidir. II. Bu hastadaki nörokutan sendromun takibinde, göz muayenesi, beyin MRG, elektroensefalografi, karın ultrasonografi ve ekokardiyografi istenmesi uygun olacaktır. III. Gözde optik gliom hastalık tanı kriterlerinden biridir.
Epileptikus status tanısı ile acilde izlenen bir hastada hangi laboratuvar tetkiki en az önceliklidir?
5 aylık erkek olgu 15 gün önce fark edilen ani sıçrama atakları ve huzursuzluk nedeniyle getiriliyor. Bu atakların gittikçe sıklaştığı ve kümeler oluşturduğu ayrıca bebeğin göz teması ve çıkardığı seslerin kaybolduğu ifade ediliyor. Olgunun nörolojik muayenesinde ciltte beş adet hipopigmente leke, göz teması ve takip zayıf, aksiyel tonus zayıf, diğer bulgular ise normal saptanıyor. Bu olgu için aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur? I. Anlatılan huzursuzluk ve sıçrama atakları infantil kolik ile uyumludur. II. Hipopigmente lekeler ve diğer klinik bulgular göz önünde bulundurulduğunda altta yatan durumun nörokutan hastalık olan tuberosklerozis hastalığı olma olasılığı yüksektir. III. Böyle bir hastada epileptik spazm tipi nöbet görülebilir.
Aşağıdaki önermelerden epileptik nöbetler için hangisi doğrudur? I) Olayın ne yaparken olduğu sorusu mutlaka sorulmalıdır. Eforlu aktivite sonrası olan bir olayda kardiyak patolojiler mutlaka düşünülmelidir II) Bilinç kaybı varlığında olay bitiminde postiktal durumun varlığı daha çok epileptik nöbet düşündürmelidir III) 24 saat için 1 kez afebril nöbet geçiren her hasta epilepsi hastalığı tanısı alır.
6 aylık erkek olgu, 15 gün önce fark edilen ani sıçrama atakları ve huzursuzluk nedeniyle getiriliyor. Bu atakların giderek sıklaştığı ve kümeler oluşturduğu, ayrıca bebeğin göz teması ve babıldama yetilerini kaybettiği ifade ediliyor. Olgunun nörolojik muayenesinde ciltte 5 adet hipopigmente leke, göz teması ve takip zayıf, aksiyel tonus zayıf diğer bulgular ise normal saptanıyor. Bu olgu için aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur? I) Anlatılan huzursuzluk ve sıçrama atakları infantil epileptik spazm ile uyumludur II) Hipopigmente lekeler ve diğer klinik bulgular göz önünde bulundurulduğunda altta yatan durumun bir nörokutan hastalık olan tuberosklerozis olma olasılığı yüksektir III) Böyle bir hastada retinal hamartom görülme olasılığı yüksektir
3 yaş kız olgu, ateş yüksekliği ve bilinç bulanıklığı nedeniyle acil servise başvurmuş. GKS değerlendirmesi: Göz → Ağrılı uyaranla açma, Motor → Orta hatta ağrılı uyaran verildiğinde lokalize edebilme, Verbal → Hırıltama ve inleme şeklinde yanıtlar. Hastanın GKS'sini belirtiniz.
3 yaş kız olgu, ateş yüksekliği ve bilinç bulanıklığı nedeniyle acil servise başvurmuş. Göz yanıtı → ağrılı uyaranla açma, Motor yanıtı → orta hatta ağrılı uyaran verildiğinde lokalize edebilme, Verbal yanıtı → hırıldama ve inleme. Hastanın GKS'si için hangisi doğrudur?
15 yaş erkek hasta denize balıklama atlama sonucu boyun ağrısı ve ellerde uyuşma şikayetiyle geliyor. Glasgow koma skoru 15 kalp tepe atımı 72 tansiyonu 85/35 oksijen satürasyonu %98. Ellerde 2 taraflı duyu ve his kaybı yaşıyor. Hangisi söylenemez?
8 yaş erkek 3 gündür pulsatil vasıfta baş ağrısı ve yediklerini içerir tarzda projektil kusmayla geliyor. Bilinen travma enfeksiyon öyküsü yok. Bugün şikayetlerine çift görme ekleniyor. Muayenesinde sol gözde dışa bakış kısıtlığı saptanıyor ve evre 1 papil ödem var. I) Çift görme 6. KS'den kaynaklanıyor II) İntrakranial kitle yoksa KİBAS dışlanır III) Siklik kusma olabilir
8 yaşındaki erkek hasta 3 gündür devam eden pulsatil baş ağrısı, projektil tarzda kusma ve buna 1 gündür eklenen çift görme şikayeti ekleniyor. FM'de dışa bakışta kısıtlılık, evre 1 papil ödem saptanıyor ve bunun dışında FM normal saptanıyor. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur? 1. Bulgular siklik kusma yönündedir 2. İntrakranial kitle saptanmazsa KİBAS dışlanır 3. Çift görmenin sebebi 6. kranial sinir tutulumudur
9 yaş erkek olgu 3 gün önce başlayan şiddetli başın tamamında olan pulsatif vasıfta baş ağrısına eşlik eden yediklerini içerir tarzda projektil kusma yakınmasıyla başvurmuş. Yakınmalarına bugün çift görme eklenmesi üzerine acil servise başvurmuş. Ateş, travma ya da yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyon öyküsü olmayan olgunun nörolojik bakısında sağ gözde dışa bakış kısıtlılığı, göz dibinde evre 1 papil ödem saptanmıştır. Olgu için aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur? 1) Sağ gözde dışa bakış kısıtlılığının olması sağ N.abducens paralizisi ile ilişkilidir. 2) Hastada görüntüleme endikasyonu yoktur. 3) Beyin MRG normal ise kitle tamamen dışlanır, ayrıca KİBAS da dışlanır. 4) Beyin MRG tamamen normal saptanırsa LP yapılıp BOS basıncı ölçülmelidir.
On üç yaşında kız hasta, aç iken beden eğitimi dersinde baş dönmesi, göz kararması, fenalık hissi, soluklaşma ardından 30 saniye süren bilinç kaybı, kol ve bacaklarında kasılma ile başvuruyor. Acil serviste vital bulguları, sistemik muayenesi olağan saptanıyor. Olası ön tanınız ve tetkikleriniz nelerdir?
3 yaş kız olgu, ateş yüksekliği ve bilinç bulanıklığı nedeniyle acil servise başvurmuş. Olgunun GKS'sinde Göz: Ağrılı uyaranla açma, Motor: Orta hatta ağrılı uyaran verildiğinde lokalize edebilme, Verbal: Hırıldama ve inleme şeklinde yanıtlar elde edilmiş. Hastanın GKS'sini detaylı olarak belirtiniz.
9 yaş erkek olgu 3 gün önce başlayan şiddetli başın tamamında olan pulsatil vasıfta baş ağrısı ve eşlik eden yediklerini içerir tarzda projektil kusma yakınmasıyla başvurmuş. Yakınmalarına bugün çift görme eklenmesi üzerine acil servise başvurmuş. Ateş, travma ya da yakın zamanda geçirilmiş enfeksiyon öyküsü olmayan olgunun nörolojik bakısında sağ gözde dışa bakış kısıtlılığı, göz dibinde evre 1 papil ödem saptanmıştır. Olgu için aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri doğrudur? I. Sağ gözde dışa bakış kısıtlılığının olması, sağ N. abducens paralizisi ile ilişkilidir. II. Hastada görüntüleme endikasyonu yoktur. III. Beyin MRG normal ise kitle tamamen dışlanır. Ayrıca kafa içi basınç artışı sendromu da dışlanır. IV. Beyin MRG tamamen normal saptanırsa lomber ponksiyon yapılıp BOS basıncı ölçülebilir.
14 yaş kız olgu, 3 gündür başın tamamında olduğu ifade edilen uykudan uyandıran, şiddeti giderek artan, zonklayıcı vasıfta baş ağrısı olan olgunun, dün akşamdan beri fışkırır tarzda kusması olmaya başlamış. Sabah itibarıyla bu yakınmalarına çift görme eklenmiş. Muayenesinde sağ gözde dışa bakış kısıtlı, göz dibinde bilateral papil ödem saptanıyor. Diğer nörolojik muayene bulguları ise normal saptanıyor. Bu hasta ile ilgili aşağıdakilerden hangileri veya hangisi doğrudur? I) Hastanın klinik bulguları KİBAS ile uyumludur II) Bu hastanın stabilizasyonu sonrasında ilk yapılacak işlem beyin görüntüleme işlemidir III) Sağ gözde dışa bakış kısıtlılığı sağ 3. sinirin tutulduğuna işaret eder
Kafa içi basınç artışının geç ve hayatı tehdit eden bir bulgusu olan "Cushing Triadı" hangi üç vital bulgudan oluşur?
Servikal travma şüphesi olan bilinci kapalı bir çocuğa havayolu açıklığı sağlamak isteyen bir sağlık çalışanı için öncelikli ve doğru manevra hangisidir?
10 yaş kız olgu, 45 dakika önce başlayan dengesiz yürüme ile acile getiriliyor. Nörolojik muayenede Romberg testi göz açık ve kapalı pozitif, yürüyüş ataksik, parmak-burun testinde dismetri, diğer bulgular normal. Bu olgu için hangileri doğrudur? I) Acil görüntüleme endikasyonu bulunmaktadır II) Kraniyal BT normal saptansa da "iskemik inme" olabilir III) Kraniyal BT normal saptanırsa acilen diffüz MR çekilmeli
11 yaşında akut gelişen yürüyememe yakınması ile getirilen bilinci açık hastada hangisi ayırıcı tanıda ilk sıralarda yer almaz?
11 yaşında akut yürüyememe bilinci açık hastada ayırıcı tanıda ilk yer almaz?
7 yaşında olgu ateş, uykuya eğilim, baş ağrısı çift görme nöbet geçirme yakınması ile başvurdu. Sağ 6. sinir parilizisi mevcuttu, alt ekstremitelerde kas gücü 4/5. DTR'ı canlı idi. BOS'ta protein 45mg/dl ve pleositoz saptandı. Olası ön tanınız nedir ve tetkikiniz?
İki yaşında erkek hasta, sağ elini kullanamama ve düzgün yürüyememe yakınması ile getirildi. Öz ve soygeçmişinde özellik saptanmayan olguda, serebral palsi – sağ spastik hemipareziyi en doğru hangi şık düşündürür? I- Sağ üst ve alt ekstremitede kas gücünde, tonusta ve DTR'inde azalma II- Sağ üst ve alt ekstremitede fonksiyon kaybı III- Sağ üst ve alt ekstremitede flask paralizi ve DTR'nin alınamaması IV- Sağ üst ve alt ekstremitede kas gücünde azalma, spastisite ve DTR'nin canlı olması V- Sol üst ve alt ekstremitede kas gücü, tonusunun normal olması ve DTR'nin normoaktif olarak alınması
Yedi aylık başını tutamama yakınması ile getirilen olguda, hangi bulgular serebral palsi ön tanısını kuvvetle düşündürür? I. Kas gücünde azalma II. Periferik tonusta artma III. Aksiyel tonusta azalma IV. DTR'nin alınamaması V. DTR'nin canlı olması
Yedi aylık başını tutamayan bebekte hangi bulgular serebral palsi düşündürür?
2 saat önce başlayan sağ kolda güçsüzlük yakınmasıyla acil servise başvuran 8 yaşındaki erkek olgunun nörolojik bakısında sol el bileği fleksör ve ekstansör kas gruplarında kas gücü 4/5, ön kol fleksör ve ekstansör kas gruplarında ise 4-5/5 saptanmıştır. Diğer kas grupları için kas gücü 5/5'tir. Babinski refleksi solda ekstansör sağda fleksör yanıt, DTR solda artmış, serebellar testler ve kraniyal sinirler ise intaktır. Bu olgu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
7 aylık başını tutamama yakınması ile getirilen olguda hangi bulgular serebral palsi ön tanısını kuvvetle düşündürür? 1) Yenidoğan yoğun bakımda izlenme öyküsü 2) Aksiyel tonusun azalması 3) Periferik tonusun artması 4) Periferik tonusun azalması 5) DTR'nin alınamaması 6) DTR'nin canlı olması
10 yaşında 2-3 günde giderek artan yürüyememe yakınması ile getirilen bilinci açık hastada aşağıdakilerden hangisi ön tanıda ilk sıralarda yer almaz?
2 saat önce başlayan sağ kolda güçsüzlük yakınmasıyla acil servise başvuran 10 yaşında erkek olgunun nörolojik bakısında sol el bileği fleksör ve ekstansör kas gruplarında kas gücü 4/5, ön kol fleksör ve ekstansör kas gruplarında ise 4-5/5 saptanmıştır. Diğer kas grupları için kas gücü 5/5'tir. Babinski refleksi sağda ekstansör, solda fleksör yanıt, DTR solda artmış, serebellar testler ve kraniyal sinirler ise intakttır. Bu olgu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
3 saat önce başlayan sağ kolda güçsüzlük yakınmasıyla acil servise başvuran 8 yaşındaki erkek olgunun nörolojik bakısında sol el bileği fleksör ve ekstansör kas gruplarında kas gücü 4/5, ön kol fleksör ve ekstansör kas gruplarında ise 4-5/5 saptanmıştır. Diğer kas grupları için kas gücü 5/5'tir. Babinski refleksi solda ekstansör sağda fleksör yanıt, DTR solda artmış, serebellar testler ve kraniyal sinirler ise intaktır. Bu olgu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Ataksisi ve dismetrisi olan Gowers pozitif çocuk hasta için hangileri doğrudur? 1- Görüntüleme yapılmalıdır 2- BT normalse intrakraniyal kanama dışlanabilir 3- BT'de sorun saptanamazsa MR çekilmelidir.
10 yaş kız olgu 45 dakika önce başlayan dengesiz yürüme yakınması nedeniyle acil servise getiriliyor. Olgunun nörolojik muayenesinde romberg testi göz açık ve kapalı pozitif, yürüyüş ataksik ve parmak burun testinde dismetri diğer bulgular ise normal saptanıyor. Bu olgu için aşağıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur? I) Stabilizasyon basamaklarını takiben ilk yapılması gereken hızlıca görüntüleme yapmaktır II) Beyin BT'nin normal saptanması halinde "intrakraniyal kanama" olasılığından uzaklaşılır III) Beyin BT'nin normal saptanması halinde elektif koşullarda beyin MRG planlanmalıdır
Öncesinde sağlıklı olduğu bilinen ve gelişim basamakları normal olan 4 yaş erkek olgu, 5 ay önce fark edilmeye başlanan merdiven ve yokuş çıkarken yorulma yakınmasıyla başvuruyor. Muayenede gastroknemius kasının daha şişkince olduğu dikkat çekiyor. Böyle bir hasta için hangileri doğrudur? I) Gowers bulgusunun pozitif olması proksimal kas grubunda güçsüzlüğe işaret eder II) İlk akla gelecek ön tanı Duchenne Musküler Distrofi hastalığıdır III) CK enzim düzeyi istenmelidir ve DMD'de referans aralığına göre yüksek olması beklenir
4 yaşında çocuk başını tutamama şikayetiyle başvuruyor. Kas gücü sol kolda 3/5, sağ kolda 4/5. Dilde fasikülasyonu var. DTR alınamıyor. Hangileri doğrudur? I) Aksiyel tonus muayenesi için ventral süspansiyon, aksiyel asma, traksiyon manevrası yapılabilir II) DTR alınamaması santral hipotoniye işaret eder III) Duchenne Musküler Distrofisi ile uyumludur
Guillain-Barre sorusu ve rektal diazepam
3 yaş erkek olgu merdiven ve yokuş çıkarken zorlanma yakınmasıyla başvurdu. Nöroloji bakıda kraniyal sinirler intakt, DTR'ler normoaktif, patolojik refleks yoktu. Olgudan yerden kalkması istendiğinde kendi bacaklarından ya da çevresindeki herhangi bir yerden destek almadan kalkamadığı ve gastroknemius kasının diğer kaslara göre belirgin ve hipertrofik olduğu gözlemlendi. Ailede kas hastalığı öyküsü olmayan olgu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? 1) Öncelikle CK istenmesi gereklidir. Yüksekliği halinde Duchenne musküler distrofi açısından genetik inceleme tanıya ulaşmada çok değerlidir 2) Hastadaki en olası tanı infantil spinal müsküler atrofi tip 1'dir 3) Hastanın gastroknemius kasındaki hipertrofi pseudohipertrofidir
6 yaş erkek olgu, 3 gün önce ayaklarında çorap tarzında uyuşma ve ağrı yakınması başlamış. Dün başlayan ayakların distal bölgelerinde belirgin olan güçsüzlük nedeniyle yürümekte zorlanmış. Bugün uyandığında ise hiç yürüyemediği için acil servise getirilmiş. Hastanın yapılan nörolojik muayenesinde; kraniyal sinirler intakt, kas gücü 4/5, alt ekstremite 2/5, DTR'ler alınamıyor, patolojik refleks yok. Bu olgu ile ilgili yaklaşımlardan hangisi doğrudur? 1. Hastada herediter nöropati ön tanısı mevcuttur. Bu nedenle çocuk nörolojisi polikliniğine elektif olarak yönlendirmek uygun olur. 2. Hastanın muhtemel ön tanısı Guillain-Barré sendromudur. 3. Bu hastada hayatı tehdit eden durumlar arasında solunum kas paralizisi ve ani otonomik disfonksiyon bulunur.
3 yaş erkek olgu, merdiven ve yokuş çıkarken zorlanma yakınması ve giderek yürüyüşünün bozulması yakınmasıyla başvurdu. Nörolojik bakıda kraniyal sinirler intakttı. DTR'ler alınamıyordu ve patolojik refleks yoktu. Üst ve alt ekstremite distal ve proksimal kas gücü 3/5 olarak saptandı. Hastanın ekstremite kaslarında hafifçe atrofi ve dilinde fasikülasyon saptandı. Anne ve baba arasında 1. derece kuzen evliliği mevcuttu. Hastanın kreatin kinaz (CK) düzeyi ise normal sınırlarda saptandı. I. Olgunun mevcut muayene bulguları problemin periferik kaynaklı olduğunu düşündürmektedir. II. İlk akla gelmesi gereken Duchenne Musküler Distrofi hastalığı olmalıdır ve bu hastalığa yönelik genetik inceleme tanıyı koydurabilir. III. Dilde fasikülasyon ön boynuz motor nöron hastalıklarında görülebilir.
3 yaş erkek olgu merdiven ve yokuş çıkarken zorlanma şikayetiyle başvurdu. Nörolojik bakıda kraniyal sinirler intakt, DTR'ler normoaktif, patolojik refleks yoktu. Yerden kalkması istendiğinde kendi bacaklarından ya da çevreden destek almadan kalkamadığı ve gastroknemius kasının diğer kaslara göre hipertrofik olduğu görüldü. Ailede kas hastalığı öyküsü olmayan olgu için hangisi söylenemez? 1- Öncelikle CK istenmelidir. Yüksekliği halinde Duchenne muskuler distrofi açısından genetik inceleme tanıya ulaşmada değerlidir. 2- Hastadaki en olası tanı infantil muskuler atrofi tip1 dir. 3- Hastanın gastroknemius kasındaki hipertrofi pseudohipertrofidir.
3 Yaş erkek olgu merdiven ve yokuş çıkarken zorlanma yakınmasıyla başvurdu. Nörolojik bakıda kraniyal sinirler intakt, DTR'ler normoaktif, patolojik refleks yoktu. Olgudan yerden kalkması istendiğinde kendi bacaklarından ya da çevresindeki herhangi bir yerden destek almadan kalkamadığı ve gastroknemius kasının diğer kaslara göre belirgin ve hipertrofik olduğu gözlemlendi. Ailede kas hastalığı öyküsü olmayan olgu için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? 1) Öncelikle CK istenmesi gereklidir. Yüksekliği halinde Duchenne muskuler distrofi açısından genetik inceleme tanıya ulaşmada çok değerlidir 2) Hastadaki en olası tanı infantil spinal muskuler atrofi tip1'dir 3) Hastanın gastroknemius kasındaki hipertrofi pseudohipertrofidir
Öncesinde sağlıklı olduğu bilinen ve gelişim basamakları normal olan 4 yaşında erkek 4 ay önce fark edilmeye başlanan merdiven ve yokuş çıkarken yorulma yakınmasıyla başvuruyor. Muayenede gastrokinemius kasının daha şişkince olduğu dikkat çekiyor. Böyle bir hasta için aşağıdakilerden hangisi/hangileri doğrudur? I. Böyle bir hastanın muayenede Gowers bulgusunun pozitif olması önemli bir bulgu olabilir ve proksimal kas grubunda güçsüzlüğe işaret eder. II. Hastada ilk akla gelecek ön tanı DMD hastalığıdır. III. CK enzim düzeyi istenmelidir ve DMD hastalığında referans aralığına göre düşük olması beklenir.
4 yaş erkek olgu, bir gün önce başlayan ayaklarının distal bölgelerinde belirgin olan güçsüzlük nedeniyle yürümekte zorlanmış. Bugün uyandığında ise hiç yürüyemediği için acil servise getirilmiş. Hastanın yapılan nörolojik muayenesinde kraniyal sinirler intakt, kas gücü üst ekstremitede 4/5, alt ekstremite 2/5, DTR'ler alınamıyor, patolojik refleks yok. Bu olgu ile ilgili yaklaşımlardan hangisi ya da hangileri doğrudur? I) Hastada Guillain Barre sendromu (GBS) ön tanısı mevcuttur II) Böyle bir hastada solunum kas paralizisi ve otonomik disfonksiyon gibi hayatı tehdit edebilecek durumlar görülebilir III) Böyle bir hastaya lomber ponksiyon yapılması halinde albüminositolojik disosiyasyon saptanması, GBS ön tanısını destekler bir bulgu olabilir
Aşağıdakilerden hangisi non-epileptik paroksismal bir olay olarak sayılmaz?
Hangisi epileptik sendrom **değildir**?
Katılma nöbeti için yanlıştır?
Dokuz aylık erkek hasta, afebril, gözlerde sabit bakış, kol ve bacaklarda kasılma, dudaklarda morarma yakınmasıyla acil servise getiriliyor. Anamnezde hangi bulgu size bu nöbetin katılma nöbeti olduğunu düşündürür?
15 aylık erkek olgu, morarma ve bayılma nedeniyle getirilmiş. Anamnez derinleştirildiğinde elinden oyuncağı alındıktan sonra ağlama, sonrasında nefes tutma-morarma, sonrasında da gevşekleşme ve saniyeler süren bilinç kaybı olduğu öğrenildi. Yaklaşık 5-10 sn kadar sürmüş ve olayın ardından hastada bir uykuya meyil durumu olmamış. Bu olay hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur? 1. Tariflenen olay tipik katılma nöbetidir. 2. Tariflenen olay nonepileptik bir fenomendir. 3. Olayın düşük vitamin D düzeyleri ile güçlü bir ilişkisi mevcuttur. 4. Olay afebril konvülziyondur ve mutlaka çocuk nöroloji uzmanına yönlendirilmelidir.
18 aylık erkek olgu morarma ve bayılma nedeniyle getirilmiş. Anamnez derinleştirildiğinde elinden oyuncağı alındıktan sonra ağlama, sonrasında nefes tutma-morarma, sonrasında da gevşekleşme ve saniyeler süren bilinç kaybı olduğu öğrenildi. Yaklaşık 5-10 saniye kadar sürmüş ve olayın ardından hastada bir uykuya meyil durumu olmamış. Bu olay hakkında aşağıdakilerden hangileri doğrudur? I. Tariflenen olay tipik katılma nöbetidir. II. Tariflenen olay nonepileptik bir fenomendir. III. Olayın düşük D vitamini düzeyleri ile ilgili güçlü bir ilişkisi mevcuttur. IV. Olay afebril konvülziyondur ve mutlaka çocuk nöroloji uzmanına yönlendirilmelidir.
13 aylık kız olgu morarma ve bayılma yakınmasıyla getiriliyor. Anamnez derinleştirildiğinde istemediği bir şey yapıldıktan sonra ağlama, sonrasında da gevşekleme ve saniyeler süren bilinç kaybı olduğu öğrenildi. Yaklaşık 5-10 saniye kadar sürmüş ve olayın ardından hastada bir uykuya meyil durumu olmamış. Bu olay hakkında aşağıdakilerden hangileri doğrudur? I) Tariflenen olay basit febril konvülsiyondur II) Tariflenen olay epileptik bir fenomendir III) Olayın düşük demir düzeyleri ile ilgili güçlü bir ilişkisi mevcuttur
Hangisi non-epileptik olay **değildir**?
Baş ağrısı ile başvuran bir çocukta aşağıdakilerden hangisi acil görüntüleme ve onkolojik değerlendirme için öncelikli bir bulgu **değildir**?
Hangileri çocukta baş ağrısında kırmızı bayraklardan **değildir**? 1. Başta gerilim tipi olan ama sonralarda giderek şiddetlenen ağrı 2. Konjunktivit ve gözde sulanmanın eşlik ettiği şiddetli ağrı 3. Tek taraflı olan, koştukça şiddetlenen zonklayıcı ağrı 4. Gece uykudan uyandıran ağrı 5. Genelde sabahları artan, kusmanın eşlik ettiği ağrı
11 aylık 3. gün ateş kusma ishal 3 dk süren nöbet, annede febril konvülziyon öyküsü. Orta derece dehidratasyon. Hb:9 WBC:11500 Na:118. Taburcu ederken aileye öneriniz nedir?
On bir aylık, 3 gündür ateş, kusma, ishal öyküsü olan olgu, ateşli (aksiller 39 derece) 3 dakika süren nöbetle başvuruyor. Annesinde febril konvülziyon geçirme öyküsü var. Orta derecede dehidratasyon saptanıyor. Hb: 9, WBC: 11.500/mm³, CRP negatif, Na: 118 saptanıyor. Taburcu ederken öneriniz ne olur?
